Aşktan Geriye Kalan’ı izlerken “büyük dram” beklemiştim ama film daha çok sessiz bir sızı gibi ilerliyor. İzlanda’nın uzak bir kasabasında, üç çocuklu bir çiftin ayrılık sürecini bir yıl boyunca izliyoruz. Kavgadan çok suskunluk var; kırılan şeyin tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışırken, mevsimler değişiyor ve hayat yine de akmaya devam ediyor.
Beni yakalayan tarafı şu oldu: Film “haklı kim?” diye bağırmıyor. Anne-baba kendi yaralarıyla uğraşırken çocukların arada kalmışlığını da doğal, gündelik anların içinden gösteriyor. Bir sahnede gülümsüyorsun, hemen ardından boğazına düğüm oturuyor. Yani drama-komedi dengesi var ama komedi, acıyı gizlemek için değil; hayatın gerçekliği gibi duruyor.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın