Yeni Şafak Sezer filminin vizyona girdiğini duyduğum an, açıkçası beklentilerimi çok da yüksek tutmadan, sırf kafa dağıtıp biraz gülmek için biletimi aldım. Ama itiraf etmeliyim ki; Ketenpere: Dalavere (2026) bana beklediğimin çok ötesinde, harika bir sinema eğlencesi sundu!
İlk filmden tanıdığımız, figüranlıktan bıkmış Kalender'in bu kez "yapımcılığa" soyunması baştan aşağı bir komedi. Asıl amacının zengin iş insanı Feza'nın evindeki altınları çarpmak olması ve bunun için sahte bir film seti kurması, hikayeye müthiş bir absürtlük katmış. Kalender, Vefa ve Namık'ın o kusursuz sandıkları soygun planının, aslında Feza ve Aydan tarafından yönetilen bir kumpas olduğunu fark ettikleri sahnede salonca kahkahalara boğulduk.
Şafak Sezer'in kendine has enerjisi; Büşra Pekin, Uğur Aslan ve Mehmet Esen gibi dev isimlerin oyunculuklarıyla birleşince sahneler adeta su gibi akıp geçiyor. Özellikle geçmişten gelen sürpriz hesaplaşmalar ve ters köşeler, klasik bir komedi filminin ötesinde seyirciyi sürekli zinde tutuyor.
İzleyici Notu: Salonda herkesin aynı anda koptuğu o kumpasın çözülme anı, filmin kesinlikle zirve noktasıydı!
Eğer hafta sonu derin felsefik mesajlar aramak yerine beyninizi nadasa bırakmak, arkanıza yaslanıp stresten uzak iki saat geçirmek istiyorsanız Ketenpere: Dalavere tam size göre. İyi ki gitmişim dediğim, temposu hiç düşmeyen nefis bir gişe komedisi. Bol kahkaha arayanlar bu kadroyu kesinlikle kaçırmasın!
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın